Akşehir’i Sevenler Derneği ve Öğrenemediğimiz ‘barış dili’

Logo
Akşehir’i Sevenler Derneği ve Öğrenemediğimiz ‘barış dili’
  • 928 Okuma
  • 0 Yorum

Akşehir’i Sevenler Derneği ve Öğrenemediğimiz ‘barış dili’

Kuşkusuz her dem insanlığın ve fazlasıyla bizim toprakların hasret kaldığı bir olgudur barış. Barış için ise kullanılan dilin ‘barış dili’dediğimiz ölçülerde olması bence işin en kilit noktalarından biridir. Atalar boşuna dememiş tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır diye. 

Peki, ‘barış dilinin' Antalya’daki Akşehir’i Sevenler Derneği(AKSEVDER)  İle ne alakası var?

Öncelikle bu derneği otobüsle geçerken ilk gördüğümde kullanılan dilin kapsayıcılığına duyduğum hayranlığı anlatarak başlayayım. Antalya da buna benzer pek çok dernek var. Adıyamanlılar,Elazığlılar Urfalılar kültür ve dayanışma dernekleri gibi. Fakat Akşehir’i Sevenler Derneği’nde doğduğun topraklarla gelen bir birliktelikten değil, o topraklara duyduğun gönül bağından oluşan bir duygudaşlık söz konusu. 

Gerçeği öyle mi bilmiyorum. Belki de sadece Akşehirlilerin kurduğu sıradan derneklerden biridir. Fakat kullanılan dil siyasilerin ülke topraklarında olması yönünde sıklıkla nutuklarında yer verdikleri 'gönül birliği' durumuna  cuk oturur vaziyette. 

Yani aidiyet olgusu ‘sevmekle’  başlıyor, ‘doğumla gelen ayrıcalıklarla’ değil. Bu açıdan aslında basit bir dernek ismi gibi görünse de siyasilere ders niteliğinde olduğunu düşünüyorum. 

Sonuçta düşüncelerimizi ifade etmek için kullanabileceğimiz sayısız kelime mevcut. Nobran ve despot söylemlerle halkların bağrında yaralar açmak hem toplumu gerer hem de çiçeğe akıtılan zehir gibi barışı, kardeşliği soldurur. 

İşin özü ben dernek isimlerinde şu memleketlilerden çok şurayı sevenlerin derneği söylemine bayıldım. Hatta Akşehirli olmasam da şimdiden kendimi Akşehir’i sevenlerin bir parçası gibi hissetmeye bile başladım.:)  Darısı diğer derneklerin başına diyelim…

yazar
Yamak

Özkan ŞEN

''Özel izleyici kitlesinden'' bir fert