EN POPÜLER PALYAÇO

Logo
EN POPÜLER PALYAÇO
  • 1414 Okuma
  • 0 Yorum

EN POPÜLER PALYAÇO

Haftanın en çok izlenen en çok konuşulan ve hatta en çarpıcı filmi olan joker hayranlarının zihninde uzun süre yer edeceğe benziyor. +18 yayınlanan film,hikayesinin etkileyiciliğiyle çocukların kaldıramayacağı seviyelerde psikoloji bozarak sinema dünyasına bomba gibi bir etki bıraktı. Peki joker bu etkiyi bırakırken aynı zamanda nasıl bu kadar sevildi ve bir anda en popüler filmler arasında yer almayı başardı?

Joker filmini ve filmin izleyiciler üzerindeki etkisini incelemek için ilk önce bu karakter geçmişte nasıl yansıtıldı onu görelim.Bilindiği üzere joker bir çizgi roman karakteri ancak popülerliğini asıl aldığı yer filmler. Özellikle Christopher Nolan’ın şaheseri The Dark Knight filmini incelemeliyiz çünkü bu filmin Joker’i bahsettiğimiz popülerlik ivmesinin başlangıcını oluşturuyor. Filmden çıkan insanlar Joker’i o kadar haklı buldu ki uzun süre mahvolmuş bir toplum içinde tek çıkar yolun delirmek olduğu konuşuldu. Film, Joker’i Batman’in düşmanı olarak değil de tamamlayıcısı olarak gösterdiğinden kötü kahraman imajı ile Joker yükselişine başladı. Joker’den bahsedip Heath Ledger’dan bahsetmemek asla olmaz. Olağanüstü oyunculuğu Joker karakterine o kadar yakıştı ki her yeni Joker filminde karşılaştırmaya dahil oldu. Bugün yeni bir Joker konuşabilmemizin belki de en büyük sebebi Heath’in bu mükemmel performansıydı.

Joker sıra dışı davranışları nedeniyle deli, çatlak ve hatta psikopat bir karakterdi. Bu özellikleri çizgi romanlarda çok daha ön planda olabiliyordu ancak sinematik evrene taşınırken gerçekçiliği korumak gibi bir yük olduğundan çizgi roman ve sinema jokeri birbirinden ayrılmıştı. Ta ki Suicide Squad filminde Jared Leto’nun jokeri bu sınırı kaldırana kadar.Sinematik evrende görülebilecek en uç Jokeri bize izletmesine karşın hikayenin altını asla doldurmayan senaryo yüzünden yapmacık kaldı. Film de Joker de çok kötü olmamasına rağmen  önceki filmlerle kıyaslandı ve  izleyiciler tarafından sevilemedi.


Bütün bu yaşananlar bizi DC black evreninin ilk filmine getirdi. Solo bir Joker filmine. Bu zamana kadar hiçbir şekilde geçmişi bilinmeyen kahramanımızın nasıl Joker olduğunu anlatan bu yapım doğal bir önyargıyla karşılaştı, ilk duyurusu yapıldığında. Bu önyargı fragmanlarla kırılıp film, festivallerde ödüle koşunca açılış haftasında rekor izlenmelere ulaştı. Peki film nasıldı? Neleri doğru yaptı?

  • Tabi ki de ilk parantez görüntü yönetmeni için açılmalı. Filmin her sahnesi o kadar kaliteli çekilmişti ki sahneler tek tek fotoğraf kareleri olsa gönül rahatlığıyla duvar kâğıdı veya arka plan yapabilirsiniz. Havalı bir kelime kullanıp sinematografisi olağanüstü diyebiliriz bu yüzden. Hele esinlendiğini açıkladığı filmlere verdiği referanslar inanılmazdı. Benim en sevdiğim sahne sinematografi açısından merdiven sahnesiydi. Zaten afişlerinde de bol bol kullandılar bu sahneyi. Diğer sahnelerdeki açılar ve renklerin uyumu bir tek merdivenin altında kalmayacak kadar iyiydi ancak hikayeye ettiği hizmetten dolayı böyle bir seçim yapmak istedim.
  • Joaquin phoenix’e ne demeli peki? Aldığı bütün övgüler sonuna kadar haklı diyebilirim. Hatta çoğu yorum akademiye göz kırptığı yönünde. Oscar alması bu performansla normal kalacaktır bence. Fazla söze yer bırakmadan sadece fragmanlardan bile kalite kokan bu oyunculuk için başka ne denir bilemiyorum. Film sırasında o güldü biz utandık resmen. Filmi izleyenler bu cümleme hak vereceklerdir diye düşünüyorum. Zevkle izledim.
  • Çarpıcı olan yanlarını konuşmaya geçmemiz gerekirse;kesinlikle her eylemine hak verdiğimiz bir deli izledik 2 saat boyunca. Zaten 18 yaş sınırının en büyük sebebi bu psikolojik etkisiydi diye düşünüyorum çünkü kat ve kat fazla şiddet 15 yaş sınırıyla yayınlandı çoğu kez. Film bize çoğu kez joker’in kötü şeyler yaptığını unutturdu. Hep baskılanan, çocukluğundan beri şiddet gören, dostu olmayan hasta bir kişiliğin iyi ve mütevazi olma hayallerini izlememiz daha sonraki sinir patlamalarını haklı kıldı bir nevi.İntikam alma güdüsüyle ona kötü davranan her insanı öldürmesini bile sineye çektik bir süre. Salondan çıktığımda gelen ‘abi bunlar suç’ farkındalığı bile filmin ne kadar saptırıcı olduğunu kanıtlar nitelikte.

Film boyunca beğenmediğim pek bir şey olmamasına rağmen tatsız bulduğum sahneler vardı. Zaten bu sahnelerin de hikâyeye etkisi olmayan detay sahneleri olduğunu düşündüğümden sadece görmezden gelerek kusursuz bir film izlediğimi söyleyebilirim.



Yazımda genel hatlarıyla filme bakış açımı aktarmak istedim.Filmi puanlamak gibi bir derdim yok. Tek diyebileceğim filmi izlemenizi ve yönetmenin size aktarmaya çalıştığı şeylerden zevk almanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Diğer yazılarımda görüşmek üzere…



SNOW

yazar

Kendince fikirleri olan tipik üniversite öğrencisi