Nikolay Vasilyeviç Gogol - Ölü Canlar

Logo
Nikolay Vasilyeviç Gogol - Ölü Canlar
  • 1362 Okuma
  • 0 Yorum

Gogol Puşkin'in önerisiyle yazmaya başladığı ve üç cilt olacak şekilde tasarladığı Ölü Canlar kitabının yalnızca ilk kitabını bitirebilmiştir. Aslında ikinci bu serinin cildini de yazan Gogol etkisinde kaldığı bir rahip nedeniyle kitabın ikinci cildini yakmıştır. 
Ben, maalesef tamamlanamamış bu serinin ilk kitabını okurken Gogol'ün sadece Rus halkını değil onlara istinaden tüm insanlığa bir eleştiride bulunduğunu, bize bizlerin eksik yönlerini gösterdiğini düşünüyorum. Keza kitabında kendisi de bu tür insanların çevremizde yaşadığını birkaç kez vurgulamıştır. 
Çiçikov Rusya'nın kentlerinde gezip kendisi için ölü canlar satın alırken Gogol, Çiçikov'un geçtiği yerlere öyle karakterler eklemiştir ki zannımca her birinden bizlere faklı şeyler göstermek istemiştir. Hepimizin bildiği zenginlik ve mülkün insanlar üzerinde nasıl bir etki yarattığını, Alexander Pope'un "Yarım bilmek tehlikelidir." sözünün nedenini, batılaşalım, yeniliklere açık olup, gelişelim diye altını doldurmadan kendimizce yaptığımız veya yaptığımızı sandığımız aslında bizi daha geriye götüren şeyleri o kadar güzel anlatmış ki Gogol daha fazlasını söylemek haddime değil sevgili okur. :)

Ancak bir de bunların yanında Çiçikov'un kendi içine döndüğü bir bölümü sizlere aktarmak istiyorum.

Bakışlarım soğumuş artık; eskiden bana hoş gelen şeyler şimdi güldürmüyor beni. Yüzümde canlılık yaratacak, beni güldürecek, bitmez tükenmez konuşmalara daldıracak şeyler şimdi yanımdan geçip gidiyor ve dudaklarım kıpırtısız, ses çıkarmadan bakıyorum onlara. Hey gidi gençliğim! Hey gidi tazeliğim!

Yaşlandıkça mı  desem yoksa duygularının üzerini kapattıkça mı insan bu hale döner ki? Aslında biz çokta farkında olmadan işleyen bu süreç sonunda bir gün bir de bakmışız ki zaman veya henüz içimizde tanımlayamadığımız şeyler bizi bu noktaya bırakmış. Belki de biz izin verdik tam da Çiçikov'un dediği gibi bizi neşelendirecek şeylerin öylece yanımızdan çekip gitmesine?  

Neyse ki Gogol bize bu korktuğumuz sonun başımıza gelmemesi için bir tavsiye veriyor. 

Tatlı gençlik yıllarından sert, katı olgunluk çağına geçerken insancıl duygularınızı da birlikte götürün, yolda bırakmayın. Önünüzdeki yaşlılık daha korkunçtur. Bir daha geri çevirmez insanı! Mezar bile ondan iyi yüreklidir. Mezarın üstünde: "Burada bir insan gömülüdür." diye yazar hiç olmazsa. Oysa insanlıkla ilişkisi kalmamış olan yaşlılığın soğuk, duygusuz çizgilerinde böyle bir yazı bile okunmaz.

İşte Gogol bize diğer ciltlerinde okumamızı tasarladığı -ancak buna ulaşamadığı- hem kötülüğü hem de iyiliği, güzellik ve çirkinliği serinin tek kitabı olan Ölü Canlar'da da aktarmayı başarmıştır. 

Sevgili okur kendinizden, yaşamınızdan ve yakınlarınızdan çok şey bulacağınız Ölü Canlar'ı okumalısınız. 

yazar

Edebiyata gönül vermiş bir hemşireyim. Okumayı ve okuduklarımı yorumlamayı seviyorum.