SATRANÇ - STEPHEN ZWEİG

Logo
SATRANÇ - STEPHEN ZWEİG
  • 1357 Okuma
  • 0 Yorum

Merhabalar, anlatacağım kitap Stephen Zweig in 77 sayfalık romanıdır. Bu yazı hem kendi düşünce ve çıkarımlarımı hemde kitabın kısa bir özetini içermektedir.

             İki arkadaş Buenos Aires'e gitmek için liman önünde geminin hareket saatini bekliyorlar. O sıralarda kendileriyle birlikte dünya satranç şampiyonu Czentoviç in de orada aynı gemiyi beklediğini fark ediyorlar. Çevresinde biriken insanlardan onu fark etmeleri kısa sürüyor. Kahramanımız gemi seyehati boyunca Czentoviç ile oyun oynamak için fırsat kolluyor. Sonunda amacına ulaşıyor. Fakat dünya şampiyonuna karşı kaybediyor.O sırada ordan onları izlen göçmen hırs yapıp şampiyonla bir maç istiyor onlar oyun oynarken daha sonradan adının DR. B olduğunu öğrendikleri bir adam sürekili oyuna müdahil oluyor. Bu adam rakibinin yapacağı hamleleri 10 adım öncesine kadar tahmin edebiliyor ve bu maç herkesin dikkatini çekiyor. Czentoviç zorlansa da son anda maçı alıyor. Ve bu kez de Dr. B ile bir maç daha istediğini söylüyor. Dr. B kararsızdır ve kahramanımız onu ikna edebilmek için gemide kaldığı yerde onunla konuşmak için maçtan bir kaç saat sonra kesininin yanına gidiyor.

              Bu sırada Dr. B nin hikayesini öğreniyoruz. Nazi Almanyasında Kraliyet ailesinin defterini tutan Dr. B tutuklanıyor ve hapse atılıyor. Burada işkence yöntemlerinden biri olan psikolojik şiddete maruz kalıyor. Bir odda sadece birkaç eşya ile yıllarca hapse mahkum ediliyor. Yıllar geçtikçe artık eşyaların biçimleri ona arklı gelmeye başlıyor ve bu onu çok yıpratıyor. Bir gün sorgu için odasından ayrıldığında memurlardan birinin yanında bir kitap olduğunu görüyor ve bu kitabı çalıyor.Bunu belkide sürükleyici bir roman olduğunu düşünüp yalnızlığını giderebileceğini hayal ediyor. Daha sonrasında odasına döndüğünde bunun bir satranç kitabı olduğunu görüyor. Her ne kadar hoşnut kalmasa da kitabı açıyor kareli battaniyesini satranç tahtası olarak kullanıyor ve bazen beyaz bazen siyah oluyor her harlukarda kazanan da kaybeden de kendisi oluyor. Aynı oyunları yıllar boyunca baştan sona kendi kendisine oynuyor.Yemek yemeyi bile unutuyor bir noktadan sonra kafasında sadece satranç oyunları oluyor . Bir sabah uyandığında kendini hastanede buluyor. Doktorun ona dediğine göre gardiyanlara saldırıp en sonunda kendisini yaralamış ve bu sebepten hastahane deymiş. Doktor onu ve babasını tanıdığını söylüyor ve hastahaneden çıkması için bir rapor yazıyor. Ama bir daha satranç oynamasını yasaklıyor yoksa bu rahatsızlığın tekrar baş göstereceğini anlatıyor.

             DR.B her şeyi göze alarak kendini biraz da test etmek amacıyla bu oyun teklefini kabul ediyor.Czentoviç ile yalnızca bir oyun olmak şartıyla akşam bir maç yapabileceğini söylüyor. Akşam oluyor seyirciler yerlerini alıyor.Çok çekişmeli ve uzun bir maç sürüyor. Fakat Czentoviç Dr. B nin zaaflarını bir oyunu okur gibi okuyor ve hamle sırası kendisine geldiği zaman çok uzun süreler beklemeye başlıyor. En basit bir hamleyi oynayacağı sırada dahi 1 saat 2 saate varan bekleyişler yapıyor. Tepesi atan Dr. B kendisini kaybediyor. Rakibine bağırmaya başlıyor. Kahramanımız Dr. B nin başından geçenleri ve doktorunun ona öğütlerini bildiği için kaygılanıyor. Ve Dr B yi sakinleştirmeye çalışıyor. Dr B de özür dileyerek oyunu yarıda bırakmak zorunda olduğunu bildiriyor. 

             İnsan da satranç taşları gibi kendi içinde zıtlıklarla yaşar.Kendi kendine oyunlar oynayan Dr. B gibi bazen sıyah olur bazen beyaz ... Her ihtimalde de kazanan da kaybeden de kendisi olur. Dr B nin kendi kendine oyunlar oynaması ve siyah ve beyaz gibi zıtlıkları aynı anda iinde barındırması insanın bir ömür boyu içinde zıtlıklar ve tezatlarla yaşamasına benzetilmiştir aslında . 

yazar

thths w e hrh rbsg sfadsa