Tarihte Bugün 27 Mart 2020

Logo
Tarihte Bugün 27 Mart 2020
  • 130 Okuma
  • 0 Yorum

ücretsiz vpn

Merhaba arkadaşlar bugün yeni bir içeriğim olan tarihte bugün köşemden hepimize merhaba.Siz bu yazıyı ne zaman okursunuz bilmiyorum ama bugün takvimde 27 Mart 2020 yazmakta.Hadi buyurun 27 Martta dünyada neler olmuş hep beraber inceleyelim.


                                                                                                       27 Mart 2020


27 Mart 1824 Kadınların oy hakkı mücadelesinin öncülerinden Amerikalı eylemci Virginia Louisa Minor dünyaya gelmiştir.


Virginia Louisa Minor kimdir?

 27 Mart 1824'te Virginia, Caroline County'de doğdu.                                                                                                              

Minör 1843'te uzak kuzeni avukat Francis Minor ile evlendi 1844 yılında St. Louis'e yerleştiler. Amerika iç savaşı sırasında St. Louis Kadınlar birliği Yardım Derneği'nin aktif bir üyesiydi .

1867'de Minor, Missouri Kadın Suffrage Derneği'ni kurdu ve ilk başkanı oldu.Küçükler Ulusal Kadınların Suffrage Derneği ile kişisel olarak desteklendi ve Missouri Derneği Başkanı olarak istifasını istedi.1869 St. Louis'deki bir sözleşmede Minor, “ABD Anayasası bana diğer tüm vatandaşların sahip olduğu her hakkı ve ayrıcalığı verdiğini” söyledi.O yılın ilerleyen saatlerinde Francis ve Virginia Minor, yeni kabul edilen On dördüncü değişikliğe dayanarak kadınların oy hakkı için tartışan broşürler hazırladılar ve dağıttılar.

15 Ekim 1872'de Virginia Minor, St. Louis'de oy kullanmak için kaydolmaya çalıştı. Seçim kayıt memuru Reese Happersett onu geri çevirdiğinde, Virginia Missouri eyalet mahkemelerinde dava açtı. Yargıtay,Missouri Yüksek Mahkemesi ve ABD Yüksek Mahkemesi, Missouri eyaletinin lehine karar verdi. Yüksek Mahkeme oybirliğiyle "ABD Anayasası'nın kimseye oy hakkı vermediğini " ve kimin oy kullanması gerektiğine ilişkin kararın yasama organına bırakıldığını oybirliğiyle kabul etti.

Virginia Minor , 1889'da Amerika Birleşik Devletleri Senatosundan önce kadınların oy hakkını desteklediğini kanıtladı ve 1892'de Eyaletler Arası Kadına Suffrage Sözleşmesi'nin onursal başkan yardımcısıydı. 1894'te St. Louis'de öldü ve Bellefontaine mezarlığına gömüldü.




27 Mart 1893 Bilgi sosyolojisi kuramıyla bilinen Alman sosyolog Karl Mannheim Dünyaya gelmiştir.


Karl Mannheim kimdir?

1893 yılında Alman-Musevi bir annenin ve Macar-Musevi bir babanın ikinci oğlu olarak Budapeşte'de dünyaya geldi. 1912 yılından itibaren Budapeşte'de felsefe dersleri almaya başladı. Berlin'de Georg Simmel'den ve Paris'te Henri Bergson'dan ders aldı. Budapeşte'de öğrencisi kabul edileceği Georg Lukacs'ın ve Béla Balâsz'in da katıldığı "Pazar Buluşmaları" adı verilen sohbet- tartışma dizilerine katıldı. Düşünce dünyasına "A Steilem" dergisine yaptığı Hegel çevirileriyle girdi. Bir süre sonra ise Tinsel Bilimler Özel Okulu'nda (Freie Schule för Geisteswissenschaften) ders vermeye başladı; açılış konuşması "Ruh ve Kültür" (Seele und Kultur) başlığını taşımaktaydı. 1918 yılında "Epistemolojinin Yapısalcı Analizi" (Strukturanalyse der Erkenntnistheorie) adlı doktora tezini tamamladı ve bir yıl sonra Budapeşte Üniversitesi'nde felsefe profesörü olarak ders vermeye başladı. Aynı yıl Macaristan'daki Beyaz Terör nedeniyle Viyana-Avusturya ve Freiburg-Almanya üzerinden Berlin'e kaçmak zorunda kaldı. Heidelberg'de Max Weber'in etrafında toplanan kişilerin toplantılarına (Weberkreis) katıldı.

1921'de Julia Lang ile evlendi. 1925 yılında Heidelberg Üniversitesi Felsefe Fakültesi'ne "Geleneksel Muhafazakârlık: Bilginin Sosyolojisi Problemine Bir Katkı" (Altkonservativismus. Ein Beitrag tur Soziologie des Wissens) adlı Doçentlik Tezi'ni sundu ve 1926 yılında Doçent olarak atandı. 1929'da "Kuşaklar Problemi" (Das Problem der Generationen); Zürih'te VI. Alman Sosyologlar Günü'nde: "Tinsel Alanda Rekabetin Önemi" (Die Bedeutung der Konkurrent im Gebiet des Geistigen) adlı sunumunu yaptı.

1929'da Weimar Cumhuriyeti'nin sonunu getiren siyasal ve toplumsal altüst oluşların ortasında; artık adıyla anılacak olan ve düşünce hayatına büyük ve ciddi katkısı, "İdeoloji ve Ütopya" (Ideologie und Utopie) adlı eseri yayımlandı. Kitap, 1936'da "Bilgi Sosyolojisi'ne Giriş" adıyla İngiltere ve Amerika'da da yayımlandı. 1930 yılında sosyoloji profesörü olarak atandığı Frankfurt'ta: Theodor W. Adorno ile sohbetlere katıldı. 1933 yılında, "Ekonomik Başarı Hırsının Özü ve Önemi Üzerine" (Über das Wesen und die Bedeutung des wirtschaftlichen Erfolgsstrebens) adlı çalışması yayımlandı. Kısa bir süre sonra Faşistler tarafından mesleğinden çıkartıldı ve Amsterdam üzerinden Londra'ya kaçtı. London School of Economics and Political Science'ta iş buldu ve 1933-45 döneminde burada dersler verdi. 1935 yılında mali nedenlerden dolayı tamamlanamayan "Kitle Demokrasileri ve Diktatörlük" adlı bir araştırma projesine katıldı. 1938 yılında "Yeniden Yapılanma Çağında İnsan ve Toplum" (Mencsh und Gesellschaft im Zeitalter des Umbaus) adlı çalışması yayımlandı. 1945-47'de aynı üniversitenin Eğitim Enstitüsü'nde felsefe ve eğitim sosyolojisi profesörü oldu. 1947 yılı Ocak ayında Londra'da vefat etti.


Şimdide isterseniz 27 Mart'ta ülkemiz Türkiye'de neler olmuş bakalım.



27 Mart 1889 ''Yaban" adlı romanıyla ünlü yazar, romancı, politikacı Yakup Kadri Karaosmanoğlu Dünyaya gelmiştir.


Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kimdir?

Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu 27 Mart 1889 tarihinde Kahire’de doğmuştur. Ortaokulu ikinci sınıfa kadar Manisa’da okumuştur. 1903 yılında İzmir İdadisine girmiştir. Ailesiyle birlikte Mısır’a gitmiştir. Mısır’da Fransız Kolejine devam etmiştir. 

1909 yılında İstanbul’a geldikten sonra Fecr-i Ati topluluğuna katılmıştır. Felsefe ve edebiyat öğretmenliğinin yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelerde makale ve öyküler yazmıştır. Kurtuluş Savaşında Anadolu’ya geçerek Batı Cephesini dolaşmıştır. 

Mardin ve Manisa’dan milletvekili olmuştur. Tiran, Prag, Lahey ve Bern elçiliklerinde görev yapmıştır.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu ilk olarak Fecr-i Ati topluluğunda yer almıştır. Daha sonra ise Milli Edebiyat topluluğunda görev almıştır. Cumhuriyet döneminde de başarılı eserler vermiştir. Halk yararını gözeten yazılarıyla ön plana çıkmıştır. 

Hikaye, anı, mensur şiir, makale, deneme, tiyatro türlerinde eser veren sanatçı daha çok romanlarıyla tanınmıştır. Fecr-i Ati topluluğundan kısa süre sonra Yahya Kemal ile birlikte neoklasisizm akımından etkilenmiştir. 

Güçlü bir gözleme dayalı yazdığı eserlerinde realizm akımının izleri görülür. Gözlem yönünden oldukça başarılıdır. Eserlerinde karakterlerin ruh ve fiziksel özelliklerini başarılı bir şekilde yansıtmıştır.  

Romanlarında genel olarak Türk toplumunun yaşam tarzına ve sorunlarına yönelmiştir. Romanlarına bütün olarak bakıldığında Tanzimat Döneminden Cumhuriyet Dönemine kadar Türk toplumun geçirdiği değişiklikleri görmek mümkündür. 

Tezli roman düşüncesini getirerek bu alanda yenilik yapmıştır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Fransız edebiyatının etkisiyle yazarlığa başlamıştır. 1920’li yıllardan sonra ise özgün bir sese kavuşmuştur. Siyasi, sosyal, tarihi ve psikolojik konuları kendine özgü bir şekilde işlemiştir. 

Roman ve hikayeleri fikir bakımından oldukça güçlüdür. Eserlerini sadece fikri yönden kuru bir anlatıma bağlamak istemediği için aşk hikayelerini eserlerine eklemiştir.

Rahatsızlanarak Gülhane Askeri Tıp Akademisine kaldırılan Yakup Kadri Karaosmanoğlu 13 Aralık 1974 yılında tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yummuştur.


27 Mart 1987 Ünlü Türkl ressam Mahmut Celalettin Cüda vefat etmiştir.


Mahmut Celalettin Cüda kimdir?

Orta öğrenimini, İstanbul'da Darüşşafaka'da yaptı. 1918 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girerek Hikmet Onat ve İbrahim Çallı atölyelerinde resim öğrenimi gördü. 1923 yılında gittiği Münih'te,Ali Çelebi ve Zeki Kocamemi ile birlikte, Hans Hoffman atölyesine devam etti. 1925 yılında yurda döndü. Yurda döndükten sonra burs kazanarak Paris'e gitti ve burada Lucien Simon'un öğrencisi oldu. 1928’de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde, Namık İsmail’in ya­nında yardımcı öğretmenlik yapmaya başlayan Mahmud Cüda, devletin sanatçıyı kollaması ve koruma­sı gerektiğini savunup, toplumun sanat beğenisinin yaygınlaştırılması yolunda çaba göstererek, Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliğinin kurucu üyeleri arasına katıldı.

1949'da TBMM için çeşitli resimler yaptı. 1950'lerde Türk Ressamlar Derneği'ni kurdu. 1952'de sekiz sayı kadar çıkan Güzel Sanatlar Dergisi'ni yayımladı. 1982'de Kıymet Giray tarafından hazırlanan kitabı İş Bankası tarafından basıldı. 1987'de Mimar Sinan Üniversitesi'nden profesörlük unvanı verildi.

1977’de Avrupa’da inceleme gezisine çıktı. Aldığı eğitimle, sanat-doğa ilişkisini gerçekçi üslupla yorumlayıp betimledi. Resimlerinde üçüncü boyut belirgindir. Büyük boyutlu kompozisyonların yanı sıra, natürmont, portre, manzara resimleri ve desenleri de üretti. Ayrıca karikatür, kapak resimleri ve heykel çalışmaları da yaptı.

Mahmud Cuda’nın sanatı, kurulu­şunda görev aldığı Müstakil, Res­samlar ve Heykeltraşlar Birliği’nin hacim ve plan değerlerine bağlı an­layışıyla yakından ilgilidir. Bu ba­kımdan sanatçıyı, 1930 kuşağının, izlenimci ve akademik anlayışa tepki gösteren ortak eğiliminden ayırma­mak gerekir. Ancak Mahmut Cüda, bu eğilimi paylaşmakla birlikte, özellikle natürmortlarında, kişisel bir bakış ve yorum getirmeyi de başarmıştır. Natürmortlarını oluş­turan her nesne, boşluk içinde plastik bir kitle duygusunu içerme­sinin yanı sıra, nesne-uzam ilişkileri­nin net ve parlak görüntüsüyle, bu kitle duygusunun ötesine geçer, izleyiciyi doğanın ötesinde, “daha çok doğa” olan bir dünyanın gizemi­ne çeker. Müstakiller’deki biçim bozma çabalarının görülmediği sa­natçı, tersine, doğaya klasik dene­bilecek bir beğeni düzeyinde saygılı­dır. Klasik resim ustalarıyla bağıntı­yı her zaman korumakla birlikte, bu bağıntının yeniden canlandırılması yoluna gitmeyen Mahmut Cuda’nın doğa karşısındaki dolaysız ve içten gözleminin ürünleri olan resimleri­ne, nesnelerin fotoğrafa geçirilmiş görüntüsü değil, doğrudan doğruya kendileri model olmuştur. Mahmut Cüda ayrıca, Batılı akım ve eğilim­lerin tartışmasız benimsendiği bir dönemde, yalın ve yapmacıksız bir anlayıştan hareket ettiği için de, çağdaşları arasında özgün yeri olan bir sanatçıdır.


-Eğer isterseniz göz atmanız gereken ama buraya yazmadığım önemli olayları da şuraya bırakıyorum. Eğer yukarıdaki bilgiler size yeterli gelmediyse şu konulara da göz atabilirsiniz.


.27 Mart 1974 Türk Yükseltme Cemiyeti'nin adı "Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği" olarak değiştirildi.

.27 Mart 1982 İki kişiyi öldürmekten hükümlü sağ görüşlü Fikri Arıkan'ın idam cezası Ankara'da infaz edildi.

.27 Mart 2000 Alaattin Çakıcı'nın adamları Karagümrük'te, Nuri Ergin'in ağabeyi Nejat Ergin'in başkanlığını yaptığı Öz Karagümrüklüler Derneği yerine Fatih Karagümrük Spor Kulübü Lokali'ni bastı. Olayda hiçbir şeyden haberi olamayan 16 kişi yaralandı.

.27 Mart 1995 ABD Büyükelçiliği Uyuşturucuyla Mücadele Birimi, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nu, HAVAŞ ihalesine katılan Kumarhaneler Kralı Ömer Lütfü Topal'ın uyuşturucu bağlantısı olduğu konusunda uyardı.

yazar
Yamak

ilhan bayrak

Geçmişi bilmeden Geleceği yorumlayamazsın. Tarihi çevir :)

ücretsiz vpn

Yeni Ne Var

Sakın Kaçırma