Tarihte Bugün 31 Mart 2020

Logo
Tarihte Bugün 31 Mart 2020
  • 121 Okuma
  • 0 Yorum

ücretsiz vpn

Merhaba arkadaşlar bugün tarihte bugün köşemden hepimize merhaba.Siz bu yazıyı ne zaman okursunuz bilmiyorum ama bugün takvimde 31 Mart 2020 yazmakta.Hadi buyurun 31 Martta dünyada neler olmuş hep beraber inceleyelim.


                                                                                                   31 Mart 2020


31 Mart 1596 Modern felsefenin babası kabul edilen Fransız matematikçi, bilim insanı ve filozof René Descartes doğmuştur.


René Descartes kimdir?

Descartes, Indre-et-Loire,1596'da Fransa’da doğmuştur. Bir yaşındayken annesi Jeanne Brochard ölmüştür. Babası Joachim, Britanny Parlamentosu’nun üyesiydi. 1606 veya 1607’de, Descart Jesuit Colléege Royal Henry-Le-Grand’a gitmeye başladı. Burada Galileo’nun matematik ve fizik çalışmalarıyla tanıştı. Aralık 1616’da mezun olduktan sonra, Poitiers Üniversitesi’nde, babasının avukat olması konusundaki istekleri doğrultusunda hukuk bölümünde lisansını bitirdi.

“Metot üzerine Konuşma” isimli kitabında, “Harfler üzerine çalışmayı tamamen bıraktım. Sadece kendi içimdeki ve dünyanın büyük kitabındaki bilgiyi, gençliğimin kalanında gezerek, mahkemeleri ve orduları ziyaret ederek, farklı mizaç ve rütbelerdeki insanların arasına karışarak, kaderin karşıma çıkardığı durumlarda kendimi test ederek ve her zaman karşıma çıkan şeyden bir çıkarsama elde etmeye çalışarak aradım.”

Profesyonel bir askeri görevli olma tutkusuyla, Descartes, Hollanda’daki Nassau’lu Maurice komutasında olan Breda Ordusu’na katıldı. Burada Simon Stevin ile askeri mühendislik çalıştı ve ileri matematik bilgisini burada geliştirdi.Dordrecht kurucusu Isaac Beeckman ile tanıştı. Beeckman zor bir matematik sorusunun çözümünü Descartes’ın bulmasından çok etkilendi ve ikisi de fizik ve matematiği birbirine bağlayan bir metodun geliştirilmesi gerektiği konusunda hemfikir oldular. Descartes, Kasım 1620’de Beyaz Dağ Muharebesi’nde Prag yakınlarında Bavyeralı Dük Maximillian’ın komutasındaydı.

Frans Hals - Portret van René Descartes.jpg

Hayatının çoğunu Hollanda’da geçirmiş olup, Modern Filozofinin Babası unvanını almıştır ve kendisini takip eden Batı felsefesi çoğunlukla onun günümüzde hala çalışılan yazılarına cevap niteliğindedir. Özellikle “İlk Felsefe Üzerine Düşünceler” hala çoğu üniversitenin felsefe bölümünde standart bir kaynak olarak kabul edilir. Descartes’ın matematiğe katkısı da aynı derecede belirgindir; uzaydaki bir noktayı bir numaralar seti olarak işaretleyebilmeyi ve cebirsel denklemleri iki boyutlu koordinat sisteminde geometrik şekiller olarak göstermeyi (ve tam tersini) sağlayan Kartezyen koordinat sistemi, ismini Descartes’tan alır. Cebir ve geometri arasında bir köprü olan, sonsuz küçükler hesabı ve analizi için elzem olan, analitik geometrinin de temellerini Descartes atmıştır. Bir deha örneği olarak tanımlanan Descartes aynı zamanda bilimsel devrimdeki anahtar kişilerden biridir. Kendisinden önceki filozofların otoritesini ve kendi algılarının kesinliğini kabul etmeyi reddetmiştir.

Descartes kendi fikirlerini öncüllerininkinden ayrı tutar. “Ruhun Tutkuları”nın, bugün “duygu” diye adlandırdıklarımızın eski modern versiyonunun bilimsel incelemesinin, giriş kısmında bu konuda daha önce kimse yazmamış gibi yazacağını söyleyecek kadar ileri gider. Felsefesinin birçok ögesi geç Aristotelesçilik, 16. Yüzyılın yeniden dirilmiş stoacılığı, içerisinde emsallerini gösterir. Descartes felsefesinde, ekollerden iki temel noktada farklılık gösterir: korporel maddenin durum ve şekil olarak ayrıldığı ve doğal fenomenlerde doğal veya ilahi herhangi bir uç nokta olduğu kanılarına karşı çıkar. Teolojisinde, Tanrı’nın yaratma eylemindeki mutlak özgürlüğü üzerinde durur.

Descartes, daha sonra Baruch Spinoza ve Gottfried Leibniz tarafından savunulan, ve empirik ekolü ( Hobbes, Locke, Berkeley, Rousseau, Hume) tarafından karşı çıkılan 17. Yüzyıl kıtasal rasyonalizminin temellerini atmıştır. Leibniz, Spinoza ve Descartes felsefenin yanında matematikle de ilgililerdi, ve Descartes ile Leibniz bilime de birçok katkıda bulundular.

Descartes belki de en çok, Metot üzerine konuşmanın 4. ve Felsefenin İlkelerinin 1. bölümlerinde geçen “cogito ergo sum (düşünüyorum öyleyse varım)” şeklindeki felsefi cümlesiyle tanınır.


31 Mart 1823 Rus gerçekçiliğinin en büyük temsilcilerinden oyun yazarı Aleksandr Nikolayeviç Ostrovskiy doğmuştur.


Aleksandr Nikolayeviç Ostrovskiy kimdir?

Aleksandr Nikolayeviç Ostrovski 12 Nisan (eski takvim 31 Mart) 1823 tarihinde Moskova'nın Zamoskvorechye semtinde doğdu. Babası bir hukukçu idi ve Kostroma Oblast'ında Ostrov adlı bir köy asıllı olduğu için "Ostrovski" olarak anılmakta idi. Babası devlet memuru olarak yükselmişti; bir soyluluk unvanı verilmişti. Annesi 1836'da öldükten sonra babası genç, güzel, zengin, İsveç asıllı bir barones, Emilia Andreyevna von Tessin'le evlendi. Üvey annesi kendi çocuklarından başka üvey oğlu Aleksandr'in da eğitimiyle ilgilendi. Onun yabancı diller ve müzikteki yeteneklerini teşvik edip destek verdi. Aleksandr Ostrovski 1840'ta "Birinci Moskova Jimnazyumu"'nu bitirdi ve Moskova Devlet Üniversitesi'ne devam edilip 1843'te hukuk diploması aldı. 1843 ile 1845 arasında devlet memuru olarak Moskova çocuk mahkemesinde görev yaptı.

Aleksandr Nikolayeviç Ostrovski ilk tiyatro oyunu olan "Kartıny semeynogo schastya (Aile Saadetinden Sahneler)" oyununu 1847'de tamamladı. İkinci tiyatro oyununu 1850'de hazırladı ve bunun ismi önce "Banktrot (İflas Bayrağı)" idi; ama sonra "Svoi lyudi sochtemsya (Bu Bir Aile Sorunudur ve Aile İçinde Halledilecek)" olarak ismi değiştirildi. Bu oyun Moskova tüccarlarının hileli iflasları konusunu ele aldığı için Moskova'da büyük bir skandal yarattı ve Ostrovski devlet memurluğundan atıldı. Bu oyun 13 yıl sansüre uğrayıp sahnelenmesi yasaklandı.

Bundan sonra tiyatro oyunu yazmaya ciddi olarak eğilen Ostrovski'nin oyun eserlerinde ele aldığı önemli konular başında, genellikle Moskova'da bulunan, Rus tüccar sınıfının sorunları, memurların ve mülk sahiplerinin tamahkarlık ve açgözlülükleri gelmiştir. Bu konuları işleyen 2 tragedya ve birçok güldürülü oyun eseri vermiştir. Bunlar arasında şaheserleri sayılan "Bednost ne porok (Yoksulluk Ayıp Değil)" (1853), "Gelirli yer" (1856), "Groza (Fırtına)" (1859) bulunmaktadır. 1850'li yıllarda yapımlanan eserlerinde önemli sosyal ve ahlaki konulara eğilmiş ve despotik devlet idaresini keskin tenkide koyulmuştur. Örneğin "Kendi Adamlarımız" satirik komedyasında Rus Çarı I. Nikolay'ın gösterişe tutkunluğu hiciv edilmiştir. Diğer bir popüler şaheseri Rus folkloruna dayanan 1873'te hazırlanan "Snegurochka (Kardan Genç Kız)" olup bu eser 1880-1881'de Nikolay Rimski-Korsakov tarafından bir operaya uyarlanmıştır. Ayrıca 1860'lı yıllarda birkaç tarihsel oyun da yazmıştır.

Alexander Ostrovsky by Vasily Perov.jpg

Ostrovski Moskova'da bulunan tek devlet dram tratrosu olan "Maly Tiyatrosu (Küçük Tiyatro)" ile çok yakın bağlantısı olmuştur ve sonradan bu tiyatro "Ostrovski'nin Evi" olarak bilinmeye başlamıştır. Hazırlamış olduğu oyunların hepsinin ilk temsilleri yazarın yakın kontrolü altında bu tiyatroda yapılmıştır. 1874'te kendinin büyük gayretleri ile kurulan Rusya Oyun Yazarları Cemiyeti'nin ilk başkanlığını yapmıştır.

1885'de Moskova'da bulunan devlet tiyatrolarının artistik direktörü olarak görev verildi. Bu görevde baş işi Moskova tiyatrolarının repertuvarlarını seçmek oldu. Yeni oyun yazarlarını teşvike önem verdi. Aynı zamanda bu tiyatroların idaresinde yeterli olmayan ve özellikle sadece rüşvetle iş yapan görevlileri ayıklayıp iden ayrılmalarını sağlamaya koyuldu. Moskova tiyatro okulunun da reorgizasyonuna başladı.

Mayıs 1886'de kendini iyi hissetmediği için, 1846-47'de babasının satın alıp sonradan 1867'de üvey annesi ve kardeşinden de kendi üzerine geçip üzerinde büyük geliştirme yapımları yaptığı Kostromo vilayetindedeki Scelykovo malikanesine gitti. Burada daha da hastalandı ve 2 Haziran'da bir kalp krizi geçirerek vefat etti. Ölmekte iken Shakespeare'in Antoni ve Kleopatra eserini İngilizce'den Rusça'ya çevirmekle uğraşmaktaydı. Mezarı bu malikane yakınında bulunan Nikolo-Berezhki mezarlığındadır.


31 Mart 1975 Şair, yazar Munis Faik Ozansoy, 64 yaşında öldü.


Munis Faik Ozansoy kimdir?

Şair Faik Ali Ozansoy'un oğlu, şair Süleyman Nazif amcasıdır. İlköğrenimini Ecole Moderne adlı Fransız okulunda yaptı. 1932 yılında Galatasaray Lisesi'ni, 1935 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1939'a kadar İş Bankası'nda hukuk müşaviri ve müfettiş olarak çalıştı. Daha sonra İktisat ve Ticaret Bakanlığı'nda (1957) çalıştı. Cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği (1958-1960), Merkez Bankası Başmüşavirliği (1964), Başbakanlık müsteşarlığı (1965) yaptı. Birinci sınıf büyükelçi payesiyle Paris Büyükelçiliği nezdinde Unesco Türkiye daimi temsilcisi oldu (ağustos 1971). Bu görevdeyken Paris'te bir kalp krizinden yaşamını yitirdi.


İlk şiiri ve yazılarını Galatasaray Lisesi'nde öğrenciyken 1930'da yayımladı. O yıllarda Akademi ve Galatasaray dergilerini, 1936-1937 yıllarında da babasıyla Marmara dergisini çıkardı.

Resimli Şark, Çığır, Millet, Bayrak, Şadırvan'la başka dergilerde şiir ve eleştiri yazıları yayımladı.

Hisar dergisinin kurucularındandı. Bu derginin bazı başyazılarını o yazdı. Bestekâr Selâhattin Pınar (1902-1960), "Bir Deli Gönlün" adlı şiirini Neva şarkı olarak besteledi.


31 Mart 1963 Fransız ressam Georges Braque öldü.


Georges Braque kimdir?

Fransız Fovist, Kübist Ressam Georges Braque 1882’de Argenteuil’de doğdu. Kübizm akımının öncülerindendir. Georges Braque Le Havre’da Belediye Güzel Sanatlar Okulu’nda öğrenim görmüştür. Daha sonra babasının yanında çalışmaya başladı. Boş zamanlarını resim yaparak değerlendiren sanatçı 1900′de Paris’e gitmiş, 1902 -1904 arası Humbert Akademisi’ne devam etmiştir. 1904’te bir atölye kiraladı ve ilk olarak 1906’da Bağımsızlar Salonu’na resim gönderdi. Klasisizmden çok modern araştırmalara ilgi duydu.

İlk çalışmaları empresyonizm etkisindedir. Daha sonra Fauvizme ilgi duymuştur. 1908 yılından sonra Paul Cezanne’nın Salon d’Automne’deki retrospektiv sergisindeki eserlerinin etkisiyle geometrik çizimlere yönelmiştir. O tarihte, her türlü ekspresyonist ve geometrik eğilimlerini bırakarak yalnızca nesnelerin mutlak yapılarını yansıtmayı hedefledi. Daha sonra perspektif konusundaki araştırmaları onu kübizme yöneltmiştir.

Georges Braque

1918 ile 1920 yılları arasında Picasso ile çalıştı ve onunla aynı tarzı paylaştı. Uzun bir süre, Picasso’yla birlikte birbirinden ayırt edilmesi pek de mümkün olmayan çalışmalara imza attılar. 1937’de Carnegie Vakfı’nın Birincilik Ödülünü kazandı.

Çağdaş resim sanatı gerçekleşen yeniliklerin büyük bölümünü Braque’a borçludur. Tek başına ve Picasso’dan önce kübizmi hazırlayan sanatçı ilk kolajları da yapan kişi olmuştur. Belirli çalışma konularının dışına çıkmamakla birlikte, işlediği konuları da zenginleştiren ve çok sayıda eser veren Braque, aynı konuları bir çok kere işlemiş, ama kahverengilerin ve grilerin egemen olduğu paletindeki duygusal zenginlik sayesinde aynı konuya her işleyişinde yenilikler katmayı başarmıştır.


-Eğer isterseniz göz atmanız gereken ama buraya yazmadığım önemli olayları da şuraya bırakıyorum. Eğer yukarıdaki bilgiler size yeterli gelmediyse şu konulara da göz atabilirsiniz.


.31 Mart 1965 Amerika Birleşik Devletleri hava üslerini Vietminh gerillalarından korumak için 3500 deniz piyadesini Vietnam'a gönderdi.

.31 Mart 1975 Süleyman Demirel başkanlığında Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi'nden oluşan Milliyetçi Cephe hükümeti Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından onaylanarak göreve başladı.

.31 Mart 1992 Halkın Emek Partisi (HEP) kökenli 14 milletvekili 31 Mart 1992 tarihinde Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den (SHP) istifa etti. Aynı gün, Anayasa Mahkemesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) 12 Eylül yönetimince el konulan malvarlığının iade edilmesine karar verdi.

.31 Mart 1995 Kuzey Irak harekatını izleyen Reuters haber ajansı muhabiri Fatih Sarıbaş ile Ajans France Press muhabiri Kadri Gürsel, Cizre-Nusaybin yolunu kesen PKK militanları tarafından kaçırıldı.

.31 Mart 1959 Adana'da İncirlik NATO üssünde bir Amerikan askeri uçağı düştü;4 kişi öldü, 9 kişi yaralandı.

yazar
Yamak

ilhan bayrak

Geçmişi bilmeden Geleceği yorumlayamazsın. Tarihi çevir :)

ücretsiz vpn

Yeni Ne Var

Sakın Kaçırma